Lâskiyeli Zorba - Ruhan Mavruk

 

 I.

ben kadın sözü dinlemem

diye bağırır adam

kurutulmuş güller döner

eski bir suda

ince uzun yüzlü sevda ölüleri savrulur

 

ey siyah beyaz günlerim benim

uzak masallardaki soylu eldivenlerim

 

 

II.

beynimin kıvrımlarında yüzen

paslı gemi iskeletleri

bu arka sokaklar, bu hüzün

devriye gezen o sarışın nazi subayı

mavi gözlü çocuğu asıyor her gece

ağlıyor kırılmış ıhlamur dalları

 

tünelden aşağı koşuyorum

ayaklarımın altında çiviler, cam kırıkları

peşimde ellerinde çıralarla kasabalılar

başlarında hep o esrik kurt silüeti

 

nemesis'i kurşuna dizen

taburun komutunı bu

veulrike'yken tek kişilik uçurumlarda ben

boynuma ipi dolayan çağların albayı

 

bu sen olmalısın korkak apollon

köşe başlarına sinen gölgenden belli

derler ki, dışlanarak ölmemi istemişsin

ve kötülük tanrısına kurban etmişsin ciğerlerini

 

ama şimşek alazında yanan bu yeşim taşları

senin gözlerin değil ki,

uzun sarı kirpikler, ateş böcekleri...

 

merdivenli bahçelerde koşuyorum ardından

ittiriyorsun küçücük ellerimi

 

hep şapkaların altında yüzün

kimsin sen, yalnızlığımın führeri

 

 III.

rüzgâr da nerden çıktı şimdi!

çekin bu lâdin dallarını

gözlerime batıyor

savruluyor külleri derinlerimin

bıçaklar iniyor yılların kabuğuna

 

baba, sen misin!

beni o eve bırakmayacaksın, değil mi baba

hep yaşlı odalarda kaldım

ışıkları altıda söndürüp yatarlardı

heidi'yi, pan'ı da alıp gitmiştin

gratel seni arardı karanlık ormanlarda

yapraklara tutunurdum yalnızlıktan ölmemek için

 

IV.

taşların arasında bir gedik bulur

sızıverir toprağa çocuk

sayfalar vardır, çevirir

ayakları batık kentler olsa da

kolları gök ve deniz

döne döne büyür dünya

 

gün olur avcılarını önüne katıp döner av:

 

sen, iklimsiz düşlerini hayra yoran

sonsuzluğa yüklediği tohumları

dağ göllerine savuran ipsiz babam,

akıttım zehirini

yerini bin kez kanattım

 

sen, lâskiyeli zorba

çekip attım bileğime taktığın gelin çiçeklerini

sesini cehennemin en derin kuyularına astım

 

yasen üç kitaplı maymun

ağzı mühürlü torba

seni de yumurta fiyatına sattım

 

V.

iç içe geçti kumdan kaleler

ay vurdu, tanıdım sizi

 

ama nasıl oluyor da

göğsünün aynı yerinde

                               aynı yara izi

Ruhan Mavruk 

(öteki-siz, sayı:5, 2001)