I.
ben kadın sözü dinlemem
diye bağırır adam
kurutulmuş güller döner
eski bir suda
ince uzun yüzlü sevda ölüleri savrulur
ey siyah beyaz günlerim benim
uzak masallardaki soylu eldivenlerim
II.
beynimin kıvrımlarında yüzen
paslı gemi iskeletleri
bu arka sokaklar, bu hüzün
devriye gezen o sarışın nazi subayı
mavi gözlü çocuğu asıyor her gece
ağlıyor kırılmış ıhlamur dalları
tünelden aşağı koşuyorum
ayaklarımın altında çiviler, cam kırıkları
peşimde ellerinde çıralarla kasabalılar
başlarında hep o esrik kurt silüeti
nemesis'i kurşuna dizen
taburun komutunı bu
veulrike'yken tek kişilik uçurumlarda ben
boynuma ipi dolayan çağların albayı
bu sen olmalısın korkak apollon
köşe başlarına sinen gölgenden belli
derler ki, dışlanarak ölmemi istemişsin
ve kötülük tanrısına kurban etmişsin ciğerlerini
ama şimşek alazında yanan bu yeşim taşları
senin gözlerin değil ki,
uzun sarı kirpikler, ateş böcekleri...
merdivenli bahçelerde koşuyorum ardından
ittiriyorsun küçücük ellerimi
hep şapkaların altında yüzün
kimsin sen, yalnızlığımın führeri
III.
rüzgâr da nerden çıktı şimdi!
çekin bu lâdin dallarını
gözlerime batıyor
savruluyor külleri derinlerimin
bıçaklar iniyor yılların kabuğuna
baba, sen misin!
beni o eve bırakmayacaksın, değil mi baba
hep yaşlı odalarda kaldım
ışıkları altıda söndürüp yatarlardı
heidi'yi, pan'ı da alıp gitmiştin
gratel seni arardı karanlık ormanlarda
yapraklara tutunurdum yalnızlıktan ölmemek için
IV.
taşların arasında bir gedik bulur
sızıverir toprağa çocuk
sayfalar vardır, çevirir
ayakları batık kentler olsa da
kolları gök ve deniz
döne döne büyür dünya
gün olur avcılarını önüne katıp döner av:
sen, iklimsiz düşlerini hayra yoran
sonsuzluğa yüklediği tohumları
dağ göllerine savuran ipsiz babam,
akıttım zehirini
yerini bin kez kanattım
sen, lâskiyeli zorba
çekip attım bileğime taktığın gelin çiçeklerini
sesini cehennemin en derin kuyularına astım
yasen üç kitaplı maymun
ağzı mühürlü torba
seni de yumurta fiyatına sattım
V.
iç içe geçti kumdan kaleler
ay vurdu, tanıdım sizi
ama nasıl oluyor da
göğsünün aynı yerinde
aynı yara izi
Ruhan Mavruk
(öteki-siz, sayı:5, 2001)